Ayşe Barım’a Gezi Parkı Davası: Sanatçıları Yönlendirme İddiasıyla 30 Yıla Kadar Hapis İstemi

Menajer Ayşe Barım hakkında, Gezi Parkı olayları sırasında bünyesindeki sanatçıları eylemlere katılmaları için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

İddianamede, Ayşe Barım’ın Gezi Parkı ana davasının hükümlü ve firari sanıkları Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater Utku ve Mehmet Osman Kavala ile olaylar sürecinde yoğun irtibatının olduğu belirtildi. Barım’ın sahibi olduğu ‘Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ bünyesindeki 68 oyuncunun isimleri de iddianamede yer aldı. Bu oyuncuların bazılarının eylemlere katıldığına dair görsellerin bulunduğu ifade edildi.

Sanatçılar Üzerinde Hegemonya İddiası

İddianamede, Barım’ın halkın sempati duyduğu sanatçılar aracılığıyla kitleleri yönlendirme ve eylemleri organize etme faaliyetlerinde bulunduğu öne sürüldü. Barım’ın Gezi Parkı’nın başlangıç sürecinde ana aktörlerle sık ve sistemli irtibatının olduğu kaydedildi. Tanık ifadelerinde, Barım’ın sanatçılar üzerinde hegemonya kurduğu ve izinsiz toplumsal faaliyetlere katılamadıkları yönünde beyanların bulunduğu belirtildi. Ayrıca, Barım’ın #direngeziparkı ve #HelpTurkey gibi kampanyalarda sanatçıları sistemsel olarak yönlendirdiği iddia edildi.

Oyuncuların Kaçamaklı Cevapları

İddianamede, tanık sıfatıyla ifadesi alınan bazı oyuncuların kendi iradeleriyle katıldıklarını beyan etseler de, Barım ile eylemlerin başladığı dönemdeki yoğun irtibatlarının içeriğini açıklayamadıkları ve kaçamaklı cevaplar verdikleri belirtildi. Bu durumun, oyuncuların Barım’ı kayırma amacıyla hareket ettikleri şeklinde yorumlandığı ifade edildi. Barım’ın ayrıca Gezi Parkı eylemleriyle ilgili toplumsal ve küresel algı oluşturulması için film ve belgesel çekimlerini sağladığı iddia edildi.

Kaynak: İHA
Editör: Yağmur Toker

Yorum gönder